Doctor Who Modern Seri – 1×1 / Rose İncelemesi

Published On 11 Ağustos 2019 | By Berkay Bozkurt | İncelemeler

Bu bölüm çıkalı, yani 18 Mayıs 2005 tarihinde henüz 5 yaşında olduğum için diziyi en baştan incelemeye geç kalmış olabilirim. Tıpkı Doktorun 5. Sezonda hep geç kalması gibi…

Bu inceleme yazımda modern sezonun yayın tarihi yukarıda da belirttiğim üzere 18 Mayıs 2005 olan, uzun bir süre ekranlardan uzak kalan “milli” dizimizin ilk bölümünün incelemesini yapıp sitedeki ilk yazımı yazmış bulunuyorum. Hayırlı olsun 🙂

İnceleme yazımda Doktorumuzu anlatmaya gerek yok sanırım. Mavi kulübe görünümünde bir zaman makinesine sahip bir Zaman Lordu. Bunu tüm sitemizi takip eden kullanıcılar bildiği için buraya hiç girmiyorum farz edin. Zaten bunu bilmeyen de kendisine “Whovian” demesin bir zahmet, öyle değil mi?

Neyse çok gevezelik ettik! 😀 İncelememize başlayalım.

Londra’da sıradan bir gün. Herkes sabah kalkıp işine gidiyor. Akşam evine dönüyor. Rose Tyler da öyle… Rose yine her zamanki sıkıcı hayatını yaşamayı sürdürüyor. İşine gidiyor. Sonra bir anda çalıştığı mağazanın alt katına iniyor. Ve bir anda garip sesler duymaya başlıyor. Garip şeyler olunca biz Whovian’lar hemen “Garip şeyler varsa kesin Doktor’un işidir.” diye düşünmeye başlarız. Derken Rose bu şeyin bir arkadaşının şakası olduğunu zannediyor. Halbuki hiçbir şeyden haberi yok. Sonra bir arkasını dönüyor, manken kılığına girmiş uzaylılar Rose’a doğru yürümeye başlıyor. Bizim kızımız da hemen arkadaşının yaptığı bir şaka zannedip “Bu senin şakan, değil mi?” diye söylenmeye başlıyor. Ya bir kere reyonlardaki manken üstüne geliyor. Bir tane de değil. Bir sürü hem de. Nasıl hala arkadaşının şakası olduğunu sanıyorsun Rose? 😀 Neyse ki, tam kapana kısılmışken bir yerden şöyle bir umut verici ses çıkıyor;

“KOŞ!”

Ve o zamanlar herkesin merakla beklediği “Yeni 9. Doktorumuz” ekranlara kendisini gösteriyor ve Rose ile oradan kaçıp tanışıyorlar. Bu olaylar Rose için hala şaka gibi gelse de Doktor’un o binayı patlatması ve evine getirdiği plastik kolun hareket etmesi sonucu Rose bunların gerçek olduğunu kabullenmeye başlıyor. Taa ki TARDIS’in “içi dışından büyük” mantığını kavrayana dek henüz yaşadığı olaylara hala inanmakta inatçı.

Daha sonra bu mankenler Rose‘un o zamanlar erkek arkadaşı olan “Mickey“i ele geçirip plastik manken klonunu yapıyorlar. Bu durum yaşanırken bizim Rose‘umuz “Doktor’u nasıl bulabilirim?”in derdinde. Tam o sıra Rose, manken klon sevgilisi Mickey ile yemeğe gidiyor. Ah be kızım… Kaç senelik erkek arkadaşın plastik bir manken olmuş. Nasıl fark edemiyorsun? Teni bile parlak yani! Ve bu durumdan da milli gururumuz Doktorumuz kurtarıyor. Yukarıda da bahsettiğim TARDIS olayını yaşayıp kavrıyor. Ve o kadar şey yaşadıktan sonra bunların gerçek olduğuna inanıyor.

“Eninde sonunda bölümün sonlarına doğru bu olayların yaşanmasının asıl kaynağına gitmeleri lazım. Yoksa uzatırlarsa hiç bir anlamı olmaz” diyerekten bu mankenleri yaratan canavarın olduğu yere gelirler bizimkiler. Orada da Rose’un harika cesareti ile günü kurtarırlar. Bu yaşadıklarından tek etkilenen Rose değildir. Aynı zamanda Doktorumuz da bu yaşadıklarından bayağı etkilenmiştir. Çünkü uzun zamandır (klasik sezondan) tek başına yolculuk geçirdiği için Rose‘u da yanında ister. Rose önce naz yapsa da Doktor onun naz yapacağını bildiği için geri döner. Ve Rose hayatında ilk kez gördüğü, tanımadığı bir uzaylı ve kulübeden bir zaman makinesi ile macerasına böylelikle başlar.

Klasik sezonu izlemiş biri olarak o zamanlara göre insanların “klasik olan bir şeyi modernleştirme” yani bir başka deyişle “günümüz dünyasına hazırlama” adımı, bu seriyle ve bu bölümle tam rayına oturdu diyebilirim. Temeli olmayan bir binaya ne kadar kat yaparsan yap bina yıkılacağı için, aynı şekilde bu başlangıç ile temeli iyi sağlamlaştırıp adım adım daha da iyi yapmaya devam ettiler (11. Sezon dışında – oralara kadar gelmeyi umut ediyorum.)

İlk inceleme yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim dostlarım. Böyle yavaş yavaş günümüz bölümlerine doğru inceleme yazıları atmaya devam edeceğim. İyi forumlar dilerim.

Like this Article? Share it!

About The Author

19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan. Hayali tıp okumak olan birisiyim. Oyun oynamayı ve Doktor Who izlemeyi çok severim. Fakat ne yazık ki ilk söylediğim şeyi hayalim yüzünden yapamıyorum :D Doctor Who için elinden geldiğince içerik yazmaya çalışan birisi ;)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir