ABD Başkanı ve Örümcekler – 11. Sezon 4. Bölüm İncelemesi

Published On 1 Kasım 2018 | By Orkhan | İncelemeler

Arachnids in the UK bölümü de geldi geçti. Sezonun ortalarına yaklaşırken son bölümü de bir ele alalım, inceleyelim. Chris Chibnall’ın yazdığı, Jodie Whittaker’ın doktorunun oturmaya başladığı, Yasmin,Graham ve Ryan’ın yol arkadaşlıklarını resmiyete döken bu bölüm araknofobisi olan insanlar için oldukça rahatsız edici olmayı başardı. Sezonun genel havasına uyum sağlamayı başarmış olan bu bölüm tempo arttırmış olmasa da tempoyu düşürmedi de. Başı sonu belli güzel bir Doctor Who bölümü olarak hayatımıza girdi. Güzel yaptığı bir takım şeyler ve eksikleri var tabii ki. İşte onları konuşmak için buradayız.

SPOILER UYARISI

”Bu işte bir terslik var. Böyle kolay olmamalı”

Bölümün konusu:

Doktor ve yol arkadaşları günümüz İngilteresine gelmeyi başarıyor. İsteksiz bir şekilde arkadaşları ile vedalaşmaya çalışan Doktor Yaz’ın çay teklifini büyük bir sevinçle kabul ediyor ve bir çocuk mutluluğu ile ‘Yaz’lara çay içmeye gidiyoruz, daha önce hiç Yaz’larda çay içmemiştim’ deyip İngilterede yaşayan bir Hint ailesine misafir oluyor. İki yan dairedeki anormal boyuttaki örümcek sorununa şahit olduktan sonra olayın peşine düşüyor. Bölümün ilerleyen dakikalarında ortaya çıkıyor ki, Jade ve Anna örümcekler üzerinde deneyler yapan iki bilim insanı. Örümceklerin ömrünün uzatılması yönünde deneyler yapmışlar ve öldüklerinden emin olmadan çöpe atmışlar. Bütün yaşamları boyunca büyümeye devam eden örümcekler de büyümeye devam etmişler. Bölümün konusu aşağı yukarı bundan ibaret. Şimdi biraz detaylara inelim.

Derin inceleme:

Jodie Whittaker’ın Doktorunu zaten ilk bölümden kabullenip bağrıma basmıştım. Bu bölüm de dahil olmak üzere her geçen bölüm 13. Doktor karakteri favorim olma yolunda adım adım ilerliyor. Bölümün başındaki o çocuksu tavırları, Yaz’ın evinde boş muhabbet yapmaya çalışırken saçma sapan ve hiç durmadan konuşması bana tam bir uzaylı olduğu hissiyatını geçirdi. Anna’nın dairesinde mutfakta bulduğu sirke ile falan bir şeyler yapması aklıma direkt ilk sezondaki yumurta turşusu ile ölen Slitheen’leri getirdi.

Hadi hayırlısı

Onun dışında yol arkadaşlarının da karakterlerindeki gelişimlere şahit olduk bu bölümde. Graham eve dönünce her yerde Grace’in anıları ile çevrelendiğini hissetti ve bu yası atlatmanın zor olacağını anladı. Doktorla seyahat etmenin bunu bir nebze olsun hafifleteceğini düşünerek bölüm sonunda ‘team TARDIS’e katılmaya karar verdi. Babasından mektup alan Ryan ise ‘benim asıl ailem o değil’ dedi. Sonrasında konuşma yarıda kesilse de bölüm sonunda ekibe katılmasıyla asıl aile olarak ‘team TARDIS’i gördüğü belli oldu. Ailesini daha yakından tanıdığımız Yasmin ise sırf daha fazlasını istediği için bu ekibin bir parçası olmaya karar verdi. Ve tabii ki Doktorun o kadar macera yaşattıktan sonra TARDIS’i yarım saat sonrasına döndürebilmesi de biraz gaz verdi. Ama biliyoruz ki Doktor her zaman bu kadar becerikli değil. TARDIS’in buraya gelmesinin sebebi de anormal olayların dönmesi.

ABD başkanı?

Bölümün yan karakterlerine gelecek olursak genel olarak ilgi çeken tek bir karakter vardı bana göre. Yasminin ailesi normal bir aile, Frankie normal bir çalışan, Kevin normal bir muhafız. İlgi çeken karakter ise Robertson. Açık bir şekilde Trump parodisi olan karakteri yazarken meta bir şekilde olaya yaklaşmayı da ihmal etmemiş yazarlar. Kendisi de Trump’ın ismini nefret ettiğini belirterek zikrediyor. Bunu ‘Trump’tan nefret eden birisi silaha sarılan birisi mi? Madem nefret ediyor ya Trump ya da Robertson iyi birisi demek ki’ diye yorumlayanlar olmuş. Ne kadar da yanlış bir yorumlama. Trump kendisinden daha önce başkan oldu diye kıskançlıktan kuduruyor, bu kadar.

Müstakbel ABD başkanı

Bölümü genel olarak beğendim, 10 üzerinden 7 puan veririm. Ama sevmediğim noktalar da var tabii ki. Bunların en büyük iki tanesi ise şunlar. İngilterede bir örümcek sorunu var. Ve bu sorunun merkezinde olan bir bilim insanı Yasmin’in komşusu ve örümceklerin gittiği çöplüğün üstüne bir otel inşa edilmiş ve de Yasmin’in annesi o otelde çalışıyor. Sonsuz uzay-zaman ve olasılıklar içinde bu kadar tesadüf çok fazla geldi bana. Diğer bir sevmediğim şey de Robertson’un ana örümceği vurduktan sonra Doktorun hal ve tavrı. O sahnede Doktorun Robertson’a daha sert tepki göstermesini veya örümceğin başına geçip hüzünlü hüzünlü takılmasını beklerdim. Ama hiçbirini göremeden sahne kesildi ve başka sahneye geçtik.

11. sezon güzel bir şekilde devam ediyor ve beni fazlasıyla memnun ediyor. Pazar günü yayınlanacak olan bölümle sezonu yarılamış olacağız. Tek beklentim daha fazla uzay ve gelecek bölümü. Fragmandan gördüğümüz kadarıyla zaten öyle bir bölüm bekliyor bizi, o yüzden büyük sabırsızlıkla bekliyorum.

Like this Article? Share it!

About The Author

Ben Orkhan Mansurov. Öğrenciyim, bilimkurgu okumayı, izlemeyi severim. Doctor Who ile 2016'da tanıştım ve evrenine hasta oldum. Doctor Who izlemeyi, izlediğim şeyler üstüne konuşmayı, coşkumu insanlarla paylaşmayı seviyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir