“Karanlığa Gidişin Tabloları” – 5×10 İncelemesi

Published On 30 Ocak 2020 | By Emir Rifaioğlu | İncelemeler

Sanat Severlerin dikkatine!
Vincent van Gogh gezisi için bu size son çağrımızdır.
Herkes gemiye binsin lütfen!

Öncelikle oyuncu seçimini kesinlikle tebrik eder ve Vincent Van Gogh hakkında birkaç şey söylemek isterim.

Vincent!

Tony Curran rolünü çok temiz oynamış. “Van Gogh oynamak nedir?” değil, “Vincent olmak nedir?” sorusunun cevabını vermiş hepimize.

Tipi ve davranış biçimlerini mükemmel bir biçimde yansıtmış. O hassas adamın nasıl da içine çöktüğünü bizlere adeta yaşatmışlar bölümde. Özellikle Amy’nin tabloyu alma karşılığında şarap ısmarlamak istemesine karşılık verdiği tepkinin altını çizmek isterim.

 Van Gogh’u dikkat çekici kılan ne oldu?

Çizdiği kilise resmindeki pencerede duran canavar, Vincent‘ın tarzı için biraz fazla korkunç. Doktor onun ölümüyle sonlanacak bir trajedi yaşanmasını istemiyor. Ancak dikkat etmediğimiz nokta şu: Vincent Van Gogh zaten tehlikede değildi. Bizimkiler olaya müdahale edince küçük bir sorun oluşuyor tabii ki.

Film nerede koptu?

Bölümün yükselme noktası, bir kızın sokak arasında gizemli şekilde parçalanmasıyla başlıyor. Yani insanların suçu Vincent Bey’e atması ile. Doktor ne pahasına olursa olsun Vincent ve resimleri kurtarıp tarihi bir trajedinin oluşmasını engellemek istemektedir.

“Kimsin sen? Burada ne işin var?”

Krafayi adı verilen yaratığımız Vincent Bey’in kilise resminde çizdiği o garip şey. Krafayiler, sürüngen ve kuş benzeri özelliklere sahip büyük yaratıklar. Papağan benzeri gagaları, tüy benzeri boynuzları, başlarının yanlarında iki su damlası, uzun boyunları ve kuyruklarında tüyler var.

Krafayiler normalde görünmezlik gibi muhteşem bir savunma mekanizmasına sahip yaratıklardır. Vincent Bey’in bunları görebilme sebebi ise Dünyayı görüş şeklindeki perspektif. Ve  Vincent’ın durumunda bu bence mükemmelliktir.

Biz bu yaratığın ne olduğunu Doktor‘un TARDIS‘ten çıkardığı o küçük alet yardımıyla öğrendik. Bu arada, eski Doktorlara selam çakmayı ihmal etmemesi de çok güzel bir detaydı bence.

Cihazı veren ise vaftiz annesi, teşekkürler Vaftiz Anne!

“RORY!”

Krafayiler ise evren zaman ve mekan boyunca dolaşıp avlanan bir türdür, atmosferinde oksijen/nitrojen olan gezegenleri seçerler. Vincent ise onu öldürdü, kötü Vincent. Doktor’un Vincent ile arkadaşlık kurması, Amy hayran kulübüne bir üyenin daha eklenmesi ardından Vincent da ekibe katılıyor. İş birlikleri sayesinde olay kolayca çözümleniyor. Bu hikayede çözümden çok gelişme bölümündeki gergin ve tetikte bekleyiş sarsıcıydı.

Bölümün önemli noktaları;

Doktorun kiliseden çıkarken istemsizce Rory diye bağırması yüreğimizi dağladı ve bizi kahretti. Vincent Beyin geleceğe gidip kendini görmesi ve aslında ne kadar değerli bir sanatçı olduğunu anlaması bizi kısmen rahatlattı.

“Ayçiçekleri” tablosunun Amy Pond için çizilmiş olması çok güzel bir detay oldu. En duygusal anlardan biriydi bence. Bir diğer kalbimizden vuran sahne ise :Vincent’ın bizimkilerle çayırlıkta otururken tabloyu nasıl hissettiğini ve çizdiğini onun gözünden görmemizdi.

“for Amy”

Bölümün üzücü kısımları;

Vincent her ne kadar umutlanıp kendini gelecekte görse de, kendi yaşamını sonlandırmış olmasınıın bir anlamı var. Yazar bu bölümde bizim için adeta Doktor yasalarından birinin altını çizmiş. Doktor’un kendi deyimiyle;

“İyi şeyler, her zaman kötü şeyleri değiştirmez.”

Bölümün geneline baktığımız zaman, çok duygusal ve sanatsal bir bakış açısı vardı. Sezonun en iyi ilk beş bölümü listesinde benim için.

Bölüm Değerlendirmesi;
Karakterler; 10/10
Senaryo; 10/10
Yaratık; 7/10
Sonuç; Mükemmeliz yine.

Evet arkadaşlar benim bölüm hakkında duygu ve düşüncelerim bunlar. Siz neler düşünüyorsunuz benimle paylaşmak ister misiniz?
Gallifrey’den Sevgiler!

Like this Article? Share it!

About The Author

21 yaşında kendi halinde bir Whovian İstanbul Ticaret Üniversitesinde Uluslararası Ticaret eğitimi alıyorum ve sizinle burada olmaktan memnunum.

Bir Cevap Yazın