“İnsanlık Dünyayı Ele Geçiriyor!” – 5×9 İncelemesi

Published On 23 Ocak 2020 | By Emir Rifaioğlu | İncelemeler

İki kısımlık bir hikaye olan The Hungry Earth/Cold Blood‘ın Cold Blood bölümüne geldi sıra. İncelemeye hoşgeldiniz arkadaşlar! Bir önceki bölümde Tony ve Nasreen kazı çalışmaları yapıyordu. Bu kazı, Dünya’nın bizden önceki sakinlerinin yaşam destek ünitelerini tehdit ettiği için saldırıya uğramıştık. Saldırı sonucunda Tony yaralandı, Alaya denilen Silurian esir alındı. Amy, Mo ve Elliot üçlüsü ise kaçırılmıştı.

Doktor, Nasreen ile birlikte aşağıya inip, keşif yaptı. Ardından Amy ve Mo kaçmanın bir yolunu buldu, Elliot’un ise bir fanusta yaşadığını öğrendik. Dünya Ekibimiz yukarıda Alaya’nın başında beklerken, Tony’nin vücudunun zehirden etkilendiğini ve yavaş yavaş öldüğünü öğrendik. Bu bilgi bizi bu güzel uzaylıya karşı kinlendirdi. Seyirciler olarak dizinin doğasını bildiğimizden kendimize hakim olduk.

Birimiz hariç..

Ambrose, babasının yaralanmasına kinlenerek aptalca bir hareket yaptı. Alaya’yı öldürerek pazarlığı çöpe atmış oldu. Bu sırada aşağıda; Doktor ve Nasreen tam da ölümle burun burunayken, onlara Amy ve Mo’da katıldı. Kuzu kuzu namlu ucuna geldiler. Komutan Restac diyor ki “Herkesi öldüreceğim!”  Çünkü Alaya onun aile ağacından.

Malohkeh bizimkileri başta kendisi kurtarmaya çalışsa da, baktı öyle olmuyor, gidip büyük patronu çağırdı. Eldane Amca! Bu durumlardan sonra tabi Eldane herkesi serbest bıraktırıyor ve bir müzakere başlatıyor.

Bu müzakerenin amacı ne?

Müzakerenin amacı İnsan ve Silurian ırkları arasında bir uzlaşma için çözüm önermek. Ama müzakere ilerledikçe her iki taraf da anlaşma ol(a)mayacağının farkına vardı.

Bizimkiler ‘bu müzakere sonuçlanmayacak’ derken bir de bakıyoruz ki her şey halledilmiş! Her şey halledilmişken, rehine takası için taraflar gezegene iniyor ve Alaya’nın öldüğü anlaşılınca ortalık karışıyor.

Burada en kötüsü neydi biliyor musunuz? Eldane’in gözünde ki o umutsuzluk. İnsanlara zavallıca baktığı o an. İşin kötüsü sadece Eldane değil, Doktor’da aynı şeyi düşündü ve ortalık karıştı.

Restac bir darbe planladı, Doktor herkesin uyutulmasını ve uyanınca tekrar tarafların anlaşmasını istedi. Bu sırada Tony iyice yorulmuştu. Son safhaya geldiği için tedavisinin burada yapılması gerektiğini öğrendik. Nasreen efsane bir hareket yaparak, Tony’nin yanında kalıp onu bekledi.

Ve bölüm sonunda -ne yazık ki- Rory, Restac tarafından öldürüldü. Öldürülmesi sorun değildi ama çatlağın ortaya çıkışı ve Rory’i yutarak  Amy’nin onu unutmasına sebep oldu. İşte bu bize dokundu.

Bölümün önemli notları;

Doktor çatlağın içine elini sokunca TARDIS’in bir parçasını çekiyor. TARDIS havaya uçtu anlamına geliyor bu da neden bütün herkesin yok olduğunu ve yıldızların söndüğünü az çok açıklıyor. TARDIS havaya uçarsa evren çöker.
Doktor’un her ne kadar umutsuz kalsa bile insanlara karşı olan şefkatini hiçbir zaman kaybetmeyerek, hep arkamızda  durarak çizgisini belli etti.

Rory’nin Ambrosse yüzünden ölmesi gerçekten çok saçmaydı. Ben olsam esir diye bırakır, giderdim. Çatlak başımıza çok kötü bela olacak. Zira, TARDIS sıkıntılı bir pozisyonda.

Bölümün soru işaretleri;

Elliot orada kaldı ama ne oldu?

Araştırma sonucu neydi?

Doktor Kertenkele öldürüldü, peki sistemi kim kontrol edecek?

Nasreen sağlık kapsülüne girdi ama herhangi bir sağlık sorunu olmadan kapsül neyi iyileştirecek? Kapsüller ancak çok amaçlıysa bu açıklanır ama hiçbir şey söylenmedi.

Bölüm değerlendirme;
Senaryo; 8/10 (Ambrosse bütün kaliteyi düşürdün, Ah Chibnall..)
Kurgu; 10/10
Karakterler; 10/10

 

Evet arkadaşlar, benim düşüncelerim ve fikirlerim bunlar. Siz ne düşünüyorsunuz?
Gallifrey’den Sevgiler

Like this Article? Share it!

About The Author

21 yaşında kendi halinde bir Whovian İstanbul Ticaret Üniversitesinde Uluslararası Ticaret eğitimi alıyorum ve sizinle burada olmaktan memnunum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir