“Kiracı Doktor ve Aşk” – 5×11 İncelemesi

Published On 30 Nisan 2020 | By Emir Rifaioğlu | İncelemeler

Dikkat, dikkat!

Aradığınız TARDIS’e şu anda ulaşılamıyor!

Bölüm Özeti:

TARDIS iniş yapmaya çalışır ancak başaramaz ve bu sırada Doktoru dışarı atar. Doktor Colchester’da, Amy de TARDIS’te sıkışıp kalır. Bunun sebebini araştırmaya başlayan Doktor bazı sinyaller tespit eder. Sinyalleri takip ederek Craig’in (ve kısmen Sophie’nin) evine ulaşarak TARDIS’in neden cisimlenemediği bulmaya çalışır. Hiçbir şekilde ileri teknoloji kullanamayan Doktor, aynı zamanda insan hayatı yaşayarak olayları çözmeye çalışır.

Neler olmuş, neler?

Bir varlık, Craig‘in evinin üst katında kendine TARDIS yapmış ve Dünya’daki bütün insanları deneyerek kendine uygun pilotu bulmaya çalışıyor.
Pilot arayan TARDIS her bir insanı kendine doğru çektiğinde bizim seksi zaman makinemizin ayarları kaçıyor ve dünyada sadece Doktor’un görebildiği bir ‘’time repeat’’ oluşmaya başlıyor.

Emirce “Time Repeat” ne demek?

Bir olayın belli bir ana sıkışıp tekrar tekrar olması. Bozuk plak gibi, hoş ama değil. En azından Doktor için.

Bölüme dönelim.

Doktor yaptığı araştırmalar sonucunda ve Amy ‘Yardım’ seçeneğini kullanarak Craig’in oturduğu binanın aslında tek katlı olduğunu buluyor, meğer bizim çakma TARDIS gizleniyormuş.

Doktor bunu çözdükten sonra yukarı çıkıyor ve bir bakıyor ki o da ne? Sophie tutsak, Sophie gidiyor. Craig durur mu? Durmaz. Tabi bu sırada bizim çakma makine Doktor’u pilot yapmaya çalışır, Doktor’un deyimiyle “Bu bir facia olurdu. Çünkü onun bilgi ve birikimi gemi için –bizim dilimize göre– çok aşırı yük olur ve havaya uçururdu. ” Siz hiç patlayan TARDIS gördünüz mü? Gördünüz. Doktorun şu çatlaktan çekip aldığı ve Rory’mizin öldüğü zaman (Cold Blood)

Bölümün komik anları;

Craig, “seni seviyorum” diye diye kapıya gitmesi ve kapıyı açınca karşısına Doktor’un çıkması ve onun da karşılık vermesi çok iyiydi. Ben kahkaha attım şahsen.

Craig, Doktor’a, ev arkadaşı muamelesi yapması üstüne Doktorun yüz ifadesi.. Ah işte bu mimik, bu oyunculuk, bu Zaman Lordu olmak. Matt Smith yapıyor bu işi.

Doktor‘un dehşete düşmüş tepkisinin ardından, Sophie eve geldiğinde arkadan ‘namahrem var’ vari çıkışı ve sonradan şarap içemeyişi çok iyiydi.

Siz futbol maçı yapan Zaman Lordu‘nun ne kadar iyi oynayabileceğini biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Efsane oluyormuş.

Ufak bir bilgi vermek durumundayım. Matt Smith’in aslında bir  futbol geçmişi var ve gayet iyi bir oyuncuymuş. Ancak geçirdiği sakatlıktan sonra daha fazla oynayamayacağı anlaşılmış ve kariyerini sonlandırma kararı almış. İyi olmuş, yoksa 11. Doktor bu kadar zıpır olamazdı. HAH! GERONIMO!

Bölümün en güzel anları:

  • Doktor‘un Sophie ile konuşurken ona ters psikoloji yaptırıp ne istediğini ve aslında kimin için kaldığını fark ettirmesi, romantik izleyicilerimizin iç çekmesine ve ekran başında ki çiftlerimizin sarılmasına sebep olduğu için bizde yüksek puan alan bir sahne oluyor. Bölümün aşk kısmına bizi geçirmiş oluyor.
  • Craig duvarda ki siyah lekeye dokunduktan sonra hasta olunca hepimiz aha öldü galiba diyoruz ama o da ne! Doktor, Doktorluğunu yaparak –pek hoş olmayan bir şekilde– çöpten çıkardığı şeylerle Craig’e bir ilaç yapıp onun toparlanmasını sağlıyor. Daha sonradan öğreneceğiz ki, o lekeler aslında öldürülen insanların kalıntısıymış.
  • Ev ilanını yapıştıran kişinin Amy olması ve Doktor‘un tomar tomar parayla “Ben kiracıyım” demesi çok iyidi. Biz de keşke kiracımıza böyle tomar tomar para versek beh, Doktorrrr! Gel bize ver o parayı söz harcamayacağız. (öhöm)
  • Bölümün en şaşırtıcı kısmı ise Doktor‘un yeni bir yeteneğini fark etmemiz. Arkadaşlar, adam kafa atarak bütün geçmişini Craig’in kafasına aktardı yahu, kafa atarak. KAFA ATTI. ÇOK GÜZEL HAREKETTİ.

Peki nasıl yendik biz bu canavarı?
Aşkla.

Bu bölüm aslında sezon finaline girmeden önceki geçiş bölümü gibiydi. Öylesine bir yazalım hem eğlenceli olsun hem de laf olsun torba dolsun mantığı ile çekilmişti bana kalırsa. Sırıtmayan yerinde replikleri olan ve iki aşığı nasıl kavuştururuz ama aynı anda dünyayı yok edilmekten kurtarırız temasını çok güzel götürmüş.

Efsaneydi.

Bölüm değerlendirmesine gelecek olursak, teşekkürler, sezonun temposu için geçişler ve alıştırmalar çok yerinde ve nefis şekilde bize yedirildi. Ama tabi ki en büyük incelemeleri River Song ve Roma askerlerini göreceğimiz 11. Bölümden sonra yazacağız. Heyecanlıyım.

Dip not: KEŞKE BİZİM KONSOLDA ÖYLE OLSAYDI, ÇOK HAVALIYDI.

Karakterler: 10/10

Kurgu: 10/10

Konu: 8/10

Anlatış: 9/10

 

 

Benim fikirlerim bunlar sevgili arkadaşlar, siz neler düşünüyorsunuz lütfen fikirlerini paylaşın.

Gallifrey’den Sevgilerle..

Like this Article? Share it!

About The Author

21 yaşında kendi halinde bir Whovian İstanbul Ticaret Üniversitesinde Uluslararası Ticaret eğitimi alıyorum ve sizinle burada olmaktan memnunum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir